Neyin Yapısı ve Tarihçesi

Tarih boyunca çeşitli kültürlerde kullanılmış olan neyin bizde 13.yy‘dan sonra yaygınlaştığı görülmektedir. Türkler ‘in dini hayatında musiki önemli bir yer tutmaktadır.Bu sebepten ney de dini musikide çokça tercih edilen bir enstrüman olmuştur.Hatta o kadar derin bir yeri vardır ki, Türk tasavvuf anlayışının sembolü olarak sayılabilir.Hazreti Mevlana ney ekolünde bir başlangıç noktası olarak kabul edilebilir ki Hamza Dede, Osman Guyende gibi neyzenler ilk neyzenler olarak kabul görür.

Üç oktavlık ses sahasına sahip olan ney, sık ve sert dokulu parlak kamışlardan açılır.Bu tip kamışlar Antakya-Samandağ ‘da bulunur.Sıcak iklim koşulları ve tuzlu-milli toprak yapısı ney kamışının yetişmesinde olmazsa olmazdır.

Parazvane ,başpare ve kamıştan oluşan neyin  her aşamasının yapımı atölyemizde olmaktadır.Dışarıdan temin edilen başpare ve parazvaneler ile montaj yapılarak ney açmak bizim atölyemize ait bir özellik değildir.Dokuz boğumdan oluşan neyin altısı önde biri arkada olmak üzere yedi tane deliği bulunmaktadır. Bu deliklerin tayini hazne derinliği boğum mesafesi kamış uzunluğu et kalınlığı ve dış çapa göre pergel ve kumpasla yapılan ince hesaplar ile olur.

Ana olarak üç aileden oluşan neyin akortları, boylarının kısalıp uzaması ile değişkenlik gösterir.

  1. Ana Neyler: Bir buselik dizisinin perdeleri esas alınarak hazırlanmış, 440 frekanslı diyapazon  (la) sesi esas alınarak açılmış neylerdir
  2. Mabeyn Neyler: Buselik dizisinin tam seslerinin arasında kalan, kelime anlamı itibariyle de ara manasına gelen neylere verilen isimdir
  3. Nısfiye Neyler: Ney ailesinde bulunan 12 neyin yarı ölçüsünde olan neylerdir.

Ney Çeşitleri

  • Bolahenk nısfiye
  • Bolahenk-Sipürde mabeyn
  • Sipürde
  • Müstahsen
  • Yıldız
  • Kız
  • Kız –Mansur mabeyn
  • Mansur
  • Mansur-Şah mabeyn
  • Şah
  • Davut
  • Davut-Bolahenk Mabeyn
  • Bolahenk

Günümüzde bu neylerden 7-8 sekiz tanesi sıkça kullanılmaktadır. Ancak isteğe göre atölyemizde her akort ney açılır.

Çıraklık dönemimden icazetimi alıncaya kadar benden hiçbir şeyini esirgemeyen ve hakkını asla ödeyemeyeceğim kıymetli ustam Hanefi Kırgız Beyefendi’ye ve benden desteğini engin bilgisini sakınmayan her daim arkamda olan kıymetli hocam Eymen Gürtan Beyefendi’ye ve kudretli neyzen çok kıymetli hocam, ufkumu açan Ahmet Toz Beyefendi’ye minnetlerimi sunar, teşekkürü bir borç bilirim.